Blogger tarafından desteklenmektedir.

Muharrem Ayı Orucu (Aşure)


Yeni Bir Yıla Girerken Nefis Muhasebesi - Şeyh Üsame el-Khayyât

Mekke, 29.12.1424 Hicri – 20.02.2004 Miladi


Allah'ın kulları!.. Allah'tan hakkıyla korkun! Allah'ı birleyerek (tevhid ile) ve zikrederek, şükrederek, güzelce ibadet ederek ve hükmüne boyun eğerek O'na giden bir yol arayın. Dünya hayatı, süsüyle ve eğlencesiyle sakın sizi aldatmasın!.. (Sakın (şeytan) sizi, Allah'ın affına güvendirerek kandırmasın!) (31/Lokman/33)

Ey Müslümanlar!.. Veda anında durup düşünmek endişeleri harekete geçirir ve insanları heyecanlandırır. Çünkü o, göç ile birliktedir ve bitişi haber vermektedir.

Ey Allah'ın kulları!.. Zamandan tam bir yıl daha geçti. O yılda durumlar değişti, ömürler tükendi. Ümmetin başına, akıl sahiplerinin uykularını kaçıran, yüreklerini sarsan ve kalplerine kan ağlatan felaketler geldi. Günlerin ve gecelerin gidişi oyun ve eğlenceye dalmış gafiller için bir günün gidip diğer bir günün gelmesinden başka bir şey değilse de, bu olay basiret sahipleri için ders almaya sevkeden canlı bir etkendir. Sürekli yenilenen bir ibret ve öğüt kaynağıdır. Hasan el-Basri rahimehullah tarafından rivayet edilen Ebu'd Derdâ radıyallahu anh'ın şu sözü, bunu en güzel şekilde açıklamakta ve tasvir etmektedir: "Ey Ademoğlu! Sen yalnızca bir kaç günden oluşmaktasın. Bu nedenle bir gün gidince, senin de bir kısmın gitmiş olur."
Selef alimlerinden bazılarının şu sözleri de bu gerçeği tasvir etmektedir: "Günü ayını yıkan, ayı yılını yıkan, yılı ömrünü yıkan bir kimse nasıl olur da yılların geçmesine sevinir? Ömrü kendisini eceline ve hayatı onu ölümüne sürükleyen bir kimse nasıl olur da sevinir?" Ve yine şöyle derler: "Kimin bineği geceler ise, uyanıp kendine gelmediği takdirde bir kısmı gider."

Bu nedenle onlar, bir yıla veda ederken, ticaretinden şüphe edep bir tacirin hesaplarını gözden geçirmesi gibi nefis muhasebesi yapar ve kendilerini gözden geçirirlerdi. Ticaretinden şüphe eden tacirin kendisine nasıl belli bir zaman ayırdığını ve o zaman içinde kârına ve zararına baktığını, kâr ve zarar sebeplerini araştırdığını, doğru ve yanlışlar üzerinde düşündüğünü görmez misiniz?

Şüphesiz şuurlu Müslümanın da böyle bir muhasebe yapması, şerefli amacında, seçkin gayesinde ve yüce hedefinde ilerlemesi için doğru bir yoldur. Çünkü bu; ticareti başarısız ve çarşısı kesat olmayan, amel hazinelerinden kârı tükenmeyen gerçek kazançların korunmasıdır. Allah'ın kendisine yüce bir mekan ve şerefli bir makam verdiği ve diğer amellere üstün kıldığı kalıcı salih amellerin muhafaza edilmesidir. Allah Subhânehu şöyle buyurur: (Servet ve oğullar, dünya hayatının süsüdür. Ölümsüz olan salih ameller ise Rabbinin katında hem sevap bakımından daha hayırlı, hem de ümit bağlamaya daha layıktır.) (18/el-Kehf/46)
İşte bu nedenle; bu gözden geçirmeye ilgi ve bu nefis muhasebesine gayret, akıl sahibi insanların alışkanlığıydı. Uyanık insanların adeti ve olgun insanların üslubuydu. Hayatın oyun ve eğlencesi, süsü ve ziyneti onları bundan alıkoymazdı. Sonuçta onlar; hayatın aşamalarını, istediğini ve ümit ettiğini elde etmede, gayesine ulaşmada ve hatalardan kurtulmada büyük oranda başarılı olarak katederlerdi.

Gözden geçirmenin ve nefis muhasebesinin daha iyiye ve daha mükemmele gidiş ile sağlam bir bağı vardır. Çünkü gözden geçirme ve nefis muhasebesi, kişiye eksik yönlerini ve hastalıklı mekanları gösterir. Kişi de kararlılığında ve niyetinde samimi olursa, doğru yolu algılar ve ameliyle de bunu doğrularsa , kesintisiz bir medetle Allah'ın yardımı gelir ve Allah ona güzel bir son ve değerli bir mükafat bağışlar. (Bizim yolumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz.) (29/el-Ankebût/69)

Ey Allah'ın kulları!.. Gözden geçirme ve muhasebe yapmaya ihtiyaç, yalnızca fertlerle ve belirli bir grupla sınırlı değildir. Bilakis İslam Ümmeti'nin tümü ona muhtaçtır. Geçen bir yıla veda ederken ve yeni bir yılı karşılarken ondan müstağni olamaz.
Fakat ümmetin hali üzerinde yapılacak gözden geçirme ve muhasebenin boyutları daha geniş, çerçevesi daha kapsamlı ve yararı daha büyük olmalıdır. Çünkü bu gözden geçirme, olaylara kapsamlı bir bakış, felaketler üzerine şuurlu bir düşünüş, alınması gereken en ince dersleri ve ibretleri idrak olmalıdır. Ondan sonra da İslam Ümmeti; hızlı bir şekilde gidişatı düzeltmeye, vahyin nuruyla aydınlanan ve Kur'an ve Sünnet metodu üzerine kurulu olan İslami hayata giden yolun önündeki engelleri kaldırmaya çalışmalıdır. Allah Subhânehu ne doğru buyurur: (Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve herkes, yarına ne hazırladığına baksın. Allah'tan korkun; çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. Allah'ı unutan ve bu yüzden Allah'ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir. Cehennem ehli ile cennet ehli bir olmaz. Cennet ehli, isteklerine erişenlerdir.) (59/el-Haşr/18-20)
Ey Allah'ın kulları!.. Başlangıcında da, sonunda da çeşitli ibadetlerle ve tâatlarla Yüce Rabbimize yaklaşmak, başarıya ulaşmanın en büyük sebebidir ve amellerin kabul edilmesinin en büyük kapısıdır. Geçen yılın sonu hacc ve umre ve hacca yapmayanlar için arefe günü orucu ise, yeni yılda da yine doğruya yöneltilen ve başarılı kılınan kimse için ibadet fırsatları vardır. Bunların en belirgini Muharrem ayı orucudur. Çünkü Muharrem ayı orucu, Ramazan orucundan sonra en faziletli oruçtur. Müslim'in Sahihi'nde, Ebu Hureyre radıyallahu anh kanalıyla rivayet bir hadiste, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: “Ramazan’dan sonra orucun en faziletlisi Allah’ın Muharrem olarak adlandırdığınız ayındaki (oruçtur). Farzdan sonra namazın en faziletlisi gece namazıdır.”

Muharrem ayının Aşure gününü içermesi fazilet olarak ona yeter. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Aşure günü orucu hakkında şöyle buyurur: “(Aşure orucunun) önceki yılın günahlarına keffâret olacağını Allah’tan umarım.” Bu hadisi İmam Müslim, Sahihi'nde rivayet eder.

Sünnet olan, Sahih-i Müslim'de ve diğer bazı hadis kitaplarında sabit olduğu gibi, Aşure gününün (Muharrem'in onuncu gününün) bir gün öncesinde veya bir gün sonrasında da oruç tutmaktır.

Ey Allah'ın kulları!.. Bu hayırdan nasibinizi alın. Bu hayrın devam etmesi için ve onun kapılarından girmek için çalışın ki kazananlardan olun.
Allah'ın kulları!.. Allah'tan hakkıyla korkun! Allah Teâlâ'nın insanların en hayırlısına salât ve selamda bulunmayı sizlere emrettiğini ve sözlerin en doğrusu ve en güzelinde şöyle buyurduğunu asla unutmayın: (Muhakkak ki Allah ve melekleri 7
peygambere salât ederler. Ey iman edenler! Siz de O'na salât ve çokça selam eyleyin.) (33/el-Ahzâb/56)
Google Plus'da Paylaş