Blogger tarafından desteklenmektedir.

RAMAZAN AYI VE ORUÇ

1-Orucun Farziyeti

Allah’u Teala buyuruyor ki:



“Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi sizin üzerinize de oruç farz kılındı. Takvalı olasınız diye...” (Bakara 183)



Mükellef olan her insan Ramazan ayını idrak eder etmez oruç tutmakla emrolunmuştur.



Allah’u Teala buyuruyor ki: “Ramazan ayı öyle bir aydır ki, insanlara doğru yolu gösteren, hidayeti ve hakkı batıldan ayırmayı açıklayan Kur’an, bu ayda indirildi. Sizden kim bu aya erişirse, onu oruçla geçirsin.” (Bakara 185)



Şüphe yok ki Allah’u Teala emirlerinde ve teşrii’lerinde sonsuz hikmet sahibidir. Oruç olsun sair ibadetler olsun, bunları akılların idrak edemeyeceği büyük hikmetlere binaen emretmiştir.



Oruçta da nefsi terbiye ve belirli arzulardan mahrum bırakma söz konusudur. Nefis de arzularından mahrum kalması sebebiyle acı çekebilir. Ancak bunların hepsi Allah’ın rızasına nail olma maksadıyla olunca temiz fıtrata sahip nefislere kolay gelmekte hatta zevk vermektedir. Bundan dolayı da hadisi şeriflerde, Allah’u Teala nın orucu kendine tahsis ettiği varid olmuştur. Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:



Allah’u Teala buyuruyor ki: “Ademoğlunun bütün amelleri kendinedir. Oruç müstesna, o benim içindir. Onun mükafatını da ben vereceğim.” (Buhari, Müslim)



İslam alimleri hadisi şu şekilde izah etmişlerdir. “İnsanoğlunun işlemiş olduğu bütün amellerin sevabı ondan yediyüz kata kadar sevapla mükafaatlandırılır. Ancak oruç bu sınırlamanın altına girmez. Çünkü oruç, Allah ile kul arasında gizli olan bir ibadettir ve oruçta nefsin arzularını kırma, isteklerine karşı bir mücahede ve sabır vardır. Bundan dolayı Ramazan ayı ‘sabır ayı’ olarak da isimlendirilmiştir. Sabrın sevabı da cennettir.”



Allah’u Teala buyuruyor ki: “…Şüphesiz sabredenlere mükafatları hesapsız olarak ödenecektir.” (Zümer 10)



2-Ramazan Ayını Karşılama

Rasulullah (s.a.v.) Ramazan ayını idrak etmekten dolayı sevinç duyardı. Rasulullah (s.a.v.) ’in Recep ayı girdiğinde şöyle dua ettiği rivayet edilir:



“Allah’ım! Bize Recep ve Şaban Aylarını bereketli kıl ve bizi Ramazan’a eriştir.” (Müsned)



Keza selef-i salihin Ramazan ayının yaklaşmış olmasından dolayı büyük mutluluk duyarlardı. Öyle ki altı ay Ramazan’a ulaşmak için altı ay da işlemiş oldukları ibadetlerin kabul edilmesi için dua ederlerdi. Böylece yılın hepsinde Ramazan ayına ihtimam gösterirlerdi.



3-Orucun Faydaları:

Allah’u Teala orucu, sadece insanoğluna eziyet olsun diye farz kılmamıştır. Bilakis bütün emirlerinde olduğu gibi oruç emrinde de Allah’u Teala‘nın nice hikmetleri vardır. Bu hikmet ve faydalardan birkaçı şöyledir:



Takvaya Ulaşmak

Allah orucu emredince onu takvaya bağlamış, takvanın oruca terettüb edeceğine beyan etmiştir:



“Ey iman edenler sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç sizlerin üzerine de farz kılınmıştır. Umulur ki takvalı olursunuz.” (Bakara 183)



Takva Allah’ın azabından, Allah’ı gazaplandıracak işlerden kaçınmaktır. Oruç da takvayı elde etme sebeplerinden bir tanesidir. Çünkü insan gündüz boyunca yeme, içme ve kadınlarla münasebetten uzak kalıyorsa nefsi onu bir günaha davet ettiğinde hemen kendine su soruyu sorar:



“Allah’a ibadet halindeyken ben nasıl günah işlerim?!!!”



Âzâları Ma’siyetlerden Korumak

Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki: “Kim yalan konuşmayı ve yalan dolanla iş yapmayı terk etmiyorsa bilsin ki, Allah’ın, onun yemesini ve içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur.”



Ashab-ı kiramdan Cabir b. Abdullah da şöyle demektedir: “Oruç tuttuğunda, kulağın da oruç tutsun! Gözün de oruç tutsun! Dilini gıybet ve kovuculuktan koru! Komşuna eziyeti bırak!. . . Üzerinde bir sükunet ve vakar olsun…Ayrıca oruç tuttuğun gününle, tutmadığın gününü aynı yapma.” (İbn Recep Letaiful’Maarif’te zikretmiştir)



Fakirleri ve Acından Ölenleri Hatırlama

Çünkü insan aç kaldığı zaman Rabbine yönelir ve O’na dua eder.



Nitekim Rasulullah (s.a.v.) ’tan rivayet edilen hadiste şöyle denmiştir: Nebi (s.a.v.)’e Mekke’nin dağlarının altın olarak kendisine verilmesi teklif edilmiş O ise şöyle demiştir:



“Hayır Yâ Rabbi! İstemem. Ben bir gün aç kalıp bir gün doymaya razıyım. Aç kaldığımda sana yalvarır seni zikrederim. Doyduğumda da sana hamdeder ve şükrederim.” (Tirmizi rivayet etmiş ve Hasen Hadis olduğunu belirtmiştir. )



Nefsî Arzuları Hafifletme

Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: “Ey gençler! Sizden evliliğin mükellefiyetlerine gücü yeten evlensin. Çünkü evlilik gözü haramdan korumaya yardımcıdır. İffetleri de muhafaza eder. Gücü yetmeyen de oruç tutsun, zira oruç onun için bir kalkandır.” (Buhari-Müslim)



4-Ramazan Gecelerini İbadetle (Namazla) Geçirme

Rasulullah (s.a.v.) söyle buyurmuştur: “Kim ramazan ayını iman ederek ecrini Allah’tan bekleyerek kıyam ederse geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari-Müslim)



Rasulullah (s.a.v.) de ümmetini, Ramazan ayının gecelerini namazla geçirmeye teşvik etmiştir. Birkaç geceyi de sahabeleriyle beraber cemaatle namaz kılarak ihya etmiş, ancak farz kılınır endişesiyle cemaat bırakılmıştır. Rasulullah (s.a.v.) den sonra farziyet endişesi bitince tekrar cemaatla kılınmaya devam edilmiş ve günümüze bu şekilde intikal etmiştir.



Ancak şunu hatırlatalım ki geçmiş günahları affettirecek namaz rekatı saniye, hepsi birkaç dakika süren namaz değildir. Bilakis kıyamı, kıraati, erkanı, zikir ve duaları tam bir huşu ile kılınan namaz geçmiş günahların bağışlanmasına vesile olur.



Nitekim Rasulullah’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Nice oruçlular vardır ki oruçtaki payı sadece açlık ve susuzluktur, nice namaz kılanlar da vardır ki namaz da ki payı sadece uykusuz kalmaktır.” (İbn Mace, Müsned)



5-Ramazan ve Kur’an

Allah’u teala şöyle buyurmaktadır: “Ramazan ayı öyle bir aydır ki, insanlara doğru yolu gösteren, hidayeti ve hakkı batıldan ayırmayı açıklayan Kur’an bu ayda indirildi.” (Bakara 185)



Allah’u teala Kur’an’ı bu ayda indirmiştir. Bu ayın gecesi bin aydan hayırlı olan Kadir gecesinde indirmiştir. Bu sebeple ramazan ayı Kur’an ile ayrı bir meziyet kazanmıştır.



Rasulullah (s.a.v.) de bu ayda Cibril (a. s.) ’a Kur’an’ı arz eder, O’nunla müdarese ederdi.



İbn Abbas (r. a.) şöyle demektedir: “Rasulullah (s.a.v.) insanların en cömerti idi. En cömert olduğu zaman da Ramazan ayında Cibril kendisiyle buluşup Kur’an’ı müdarese ettikleri zamandı.”



Şunu bilmekteyiz ki, insanların çoğunda, ramazan ayında Kur’an’a bir yöneliş başlar. Ancak bu durum Ramazan ayıyla beraber maalesef son bulur. Unutmayalım ki Allah’u Teala şöyle buyurmaktadır: “Peygamber (o gün) Ey Rabbim! Doğrusu kavmim, bu Kur’an ı bırakıp hicran etti.” (Furkan 80)



Kur’an'ı Hicran ise;

- Yıl boyunca Kur’an’la meşgul olmamakla,

- Okunsa bile mana üzerinde düşünmemekle,

- Okunsa bile emir ve yasaklarını hayata tatbik etmemekle olur.



Yıl boyu Kur’an’ı okuyanlar, manasını anlamaya çalışıp emir ve yasaklarıyla amel edenlere gelince işte Kur’an ehli olanlar bunlardır.



6-Ramazanda Dua ve Zikir

Allah’u Teala bildiği bir hikmet münasebetiyle bazı zamanları başka zamanlara üstün kılmıştır. Bu zamanlarda işlenilen ibadetler, edilen dualar sair zamanlara göre kabule daha yakındır. Hal böyle olunca her akıllı insanın bu zamanları fırsat bilip değerlendirmesi faydasınadır.



Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Üç sınıf insan vardır ki bunların duaları geri çevrilmez: oruçlu orucunu açarken, adaletli imam ve mazlumun duası…” (Tirmizi hasen bir senetle rivayet etmiştir)



Bir rivayetinde de : “orucunu açıncaya kadar aruçlunun duası…” buyurulmuştur. (İbn Huzeyme, Sahîhi’nde rivayet etmiştir)



Özel olarak Ramazan’da genel olarak da bütün zamanlarda insanın vaktini Allah’ı zikretmekle geçirmesiyle alakalı şunu diyebiliriz:



Allah’u Teala Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Mallar ve oğullar dünya hayatının geçici zinetidir. Baki kalan Salih ameller ise , sevap olarak da, ümit kaynağı olarak da Rabbin nezdinde sizin için daha hayırlıdır.” (Kehf 146)



Ayette geçen “baki kalan salih amelleri’’ Rasulullah (s.a.v.) şöyle beyan etmiştir: “Kur’an’dan sonra kelamın en faziletlisi şu dört kelimedir, nitekim bunlar da Kur’an’dadır. Hangisiyle başlasan senin için bir beis yoktur: “سبحان الله (Subhânallâh), الحمد لله (el-Hamdu Lillâh), لا إله إلا الله (La İlâhe İllallâh) ve ألله أكبر (Allah’u Ekber)” (İmam Ahmed)



Rasulullah’tan rivayet edilen bir hadisi şerifte de şöyle buyurmuştur: “Oruç, yeme içmeyi bırakmak değildir sadece… Asıl oruç, çirkin ve boş sözleri bırakmaktır.” (Beyhaki Sünen 4/270)



Dilin de boş ve çirkin sözleri bırakması için güzel ve temiz olan sözlerle meşgul olması gerekir. Allah’ı zikretmekten daha güzel daha temiz de bir söz yoktur.



7-Ramazan ve Sadaka

Abdullah b. Abbas (r. a.) şöyle demiştir: “Rasulullah (s.a.v.) insanların en cömerdi idi. En cömert olduğu zaman da Ramazan ayında Cibril (a.s.) la buluşup Kur’an’ı onunla müdarese ettiği zamandı.” (Buhari)



Bu durum, Ramazan ayında sadakaya ayrı bir önem vermemiz gerektiğini açıkça beyan etmektedir. Çünkü yoksul insanın halini anlayarak ona verilecek sadaka ihlasla yapılmış olmaya daha yakın olacaktır.



Rasulullah (s.a.v.) hurma tanesinin yarısını, hatta güzel bir kelimeyi sadaka olarak isimlendirmesine rağmen sadaka vermeye güç yetiremeyenler hiç değilse sofrasına bir oruçluyu davet edebilirler. Bu da onların ecir almalarına bir vesiledir.



Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: “Kim Bir oruçluya iftar yaptırırsa, ona misli bir ecir verilir.” (Tirmizi rivayet etmiştir.)



8-Ramazan Ayının Son On Günü

Ayların en faziletlisi Ramazan ayı olunca bu ayı fırsat bilip ibadetlerle ihya etmek en önemli vazifelerdendir. Diğer yandan bu ayın en faziletli günleri son on günü olunca bu günleri de Ramazan ayının diğer günlerine göre daha farklı bir şekilde ihya etmeliyiz, yaptığımız ibadetleri artırmalıyız.



Son on günde şu dört şeyi yapmak müstehabdır.

a-Bu gecelerin hepsini ihya etmek.

b-Diğer ibadetlerde biraz daha gayretli olmak.

c-Dinç ve zinde görünmek.

d-İtikafa girmek



Rasulullah (s.a.v.) ’in de Ramazanın gecelerini bazen ibadetle bazen uykuyla geçirdiği, ancak son on güne girdiğinde uykuyu terk ettiği rivayet edilmiştir.



Hz. Aişe (r. a.) şöyle demektedir: “Rasulullah (s.a.v.) son on gün girdiğinde gecelerini ihya eder, ailesini (ibadet için) uyandırır, ibadet için azim ve çaba gösterirdi.” (Buhari)



Bazı rivayetlerde de son on gün girdiğinde “Rasulullah’ın yatağını katladığı” rivayet edilmiştir.



Buna binâen, kişi son on günde neler yapabilir?

a-Namaz, gece veya gündüz gücünün yettiği kadar namaz kılma,

b-Kur’an okuma,

c-Zikir, Rasulullah (s.a.v.) den rivayet edilen zikirleri dilinden düşürmeme,

d-Dua: Özellikle yeryüzünde Allah’ın dini hakim olsun diye cihad eden Müslümanlara dua etme,

e-Hayır ve sadakalar,

f-İbadet için aileyi uyandırma. Nitekim Hz. Ömer (r. a.) da son on gün girdiğinde ailesinden namaza güç yetirenlerin hepsini uyandırırdı. Allah’u Tealanın da şu ayetini delil getirirdi: “Ailene namazı emret, sen de namaz kılmakla sabret.” (Taha 132)



Rasulullah (s.a.v.) de söyle buyurmuştur: “Kim gece vakti kalkar , hanımını uyandırır ve her ikisi iki rekat namaz kılarsa, (Allah katında) Allah’ı çokça anan erkek ve kadınların arasına kaydedilirler.” (Ebu Davud, İbn Hibban)



9-Kadir Gecesi

Allah’u Teala şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz biz Kur’an’ı kadir gecesinde indirdik. Sen o kadir gecesinin ne olduğunu nereden bileceksin!. Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. O gece melekler ve Cibril Rablerinin izniyle bütün emirlerle inerler. O gece, şafak atıncaya kadar emniyetli ve selametli bir gecedir.” (Kadir 1-5)



Rasulullah (s.a.v.) de şöyle buyurmaktadır: “Kim iman ederek ve ecrini Allah’tan ümit ederek Kadir gecesini kıyam ederse geçmiş günahları bağışlanır.”



Kadir gecesini idrak etmek için de Ramazan ayının son on gününü ihya etmek daha hayırlı olacaktır.



10-İtikaf

İtikaf, Allah’a ibadet etme maksadıyla bir mescide belirli bir müddet ikamet etmektir. İbn receb el-Hanbeli itikafı şu veciz sözle tarif eder: “Yaradanın hizmetine girmek için yaratılmışlarla alakayı kesmektir.”



İtikafın hikmeti de, dünyandan dünya işleriyle meşgul olmaktan tamamen uzak durup zamanın hepsini ibadete ayırmaktır.



11-Oruç Tutmanın Fazileti:

Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Ramazan ayının ilk gecesinde şeytanların ve cinlerin isyankarları zincire vurulur, cehennem kapıları kapanır be hiçbir kapısı açılmaz. Cennet kapıları da açılır ve hiçbir kapısı kapanmaz. Şöyle nida edilir: ‘Ey hayırlı amelleri arayan yaklaş! Ey şer peşinde olan dur!’ Ramazan ayında Allah’u teala nın her gece cehennemden azad ettiği kullar vardır.” (Müslim, Nesai, Tirmizi)



Sehl b. Sa’d dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:



“Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır. Bu kapıdan oruçlular davet edilirler. Oruçlulardan olan oradan girer. oradan giren ise ebediyen susamaz.” (Buhari-Müslim)



“Kim iman ederek ve sevabını Allah’tan ümit ederek Ramazan orucunu tatarsa geçmiş günahları bağışlanır.”



“Kim iman ederek ve sevabını Allah’tan ümit ederek Ramazan’ı kıyam ederse geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari, Müslim)




--------------------------------------------------------------------------------

Dr. Abdullah b. Cibrin’in Ramazan Sohbetleri adlı kitabından özetlenerek tercüme edilmiştir.



www.elmuslimun.com




Namaz Vakti for Vista+
Google Plus'da Paylaş