Blogger tarafından desteklenmektedir.

Duanın Önemi ve Nasıl Yapılacağı

Duanın Önemi

“Rabbiniz dedi ki: ‘Bana dua edin, size icabet edeyim (karşılığını vereyim). Doğrusu bana ibadet etmekten büyüklenenler (müstekbirler) boyun bükmüş olarak Cehenneme gireceklerdir.” (40 Mümin/60) "Kullarım sana benden sorarlar; kuşkusuz ben onlara çok yakınım. Dua eden, Bana dua ettiği zaman, duasını kabul ederim." (Bakara, 2/186)

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) dua hakkında şöyle buyurmuştur:

“Dua ibadetin iliğidir (özüdür) “(Tirmizí)

“Allah’a duadan daha üstün bir şey yoktur.” (İbn Mâce)

“Kim Allah’tan istemezse, dua etmezse Allah o kişiye gazaplanır.” (İbn Mâce)

“Kime dua kapısı açılmış ise ona rahmet kapıları açılmıştır. Allah’tan afiyet istenilmesinden daha sevimli bir şey istenilmemiştir.” (Tirmizí)

“Dua, inen belaya ve inmeyen belaya karşı faydalıdır. Ey Allah’ın kulları duaya sarılınız.” (Tirmizî )

"Her gece, gecenin son üçte bir kısmı kalınca Rabbimiz dünya göğüne iner ve şöyle buyurur: "Benden dileyen yok mu, dilediğini vereyim, bana istiğfar eden yok mu, kendisini mağfiret edeyim" (Muttefâkun aleyh)

Dua Yalnızca Allah (Subhanehu ve Teâlâ)’ya Edilir

"Biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Senden yardım dileriz". (1 Fatiha/ 4)

"Hak dua, ancak Allah'a yapılır. O'ndan başka dua ettikleri şeyler, onların isteklerini hiçbir şeyle karşılamazlar. (Onların karşılaması) ancak (kuyu başında durup su) ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu açan kimse gibidir. Hâlbuki (suyu avuçlayıp ağzına koymadıktan sonra) su onun ağzına girecek değildir. Kâfirlerin duası böylece boşa gitmiştir." (13 Rad/14)

"Allah'ı bırakıp da kendilerine yalvardıkları kimseler hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onların kendileri yaratılmışlardır." (16 Nahl/20)

"Allah'ın dışında yalvardığınız kimseler sizin gibi kullardır. Eğer doğru sözlü iseniz, onları çağırın da size cevap versinler bakalım." (7 Arâf/194)

"De ki: Allah'ı bırakıp da (ilâh olduğunu) ileri sürdüklerinize yalvarın. Ne var ki onlar, sizin sıkıntınızı ne uzaklaştırabilir, ne de değiştirebilirler. Onların yalvardıkları bu varlıklar, Rablerine -hangisi daha yakın olacak diye- vesile ararlar. O'nun rahmetini umarlar ve azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı sakınmaya değer." (17 İsrâ/56-57)

"İnsanlar (mahşerde) toplandıkları zaman kendisine dua edilenler, onlara düşman olurlar ve onların kendilerine olan dualarını inkâr ederler." (46 Ahkâf/6)

İbn Abbas (radıyallahu anhuma) der ki: Bir gün Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in terkisinde idim. Buyurdu ki; "Evlât, sana birkaç söz belleteyim: Allah'ı (yani emir ve yasaklarını) gözet ki, Allah da seni gözetsin. Allah'ı gözet ki O'nu karşında bulasın. Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste, yardım dilediğin vakit Allah'tan dile. Şunu bil ki, bütün yaratılmışlar bir araya gelip sana bir fayda vermek isteseler, Allah'ın sana yazdığından fazla bir şey yapamazlar. Aynı şekilde tüm yaratılmışlar elbirliğiyle sana bir zarar vermek isteseler, Allah'ın sana takdir ettiği zarardan fazlasını yapamazlar. Kalemler kaldırılmış, sayfalar da kurumuştur.”(Tirmizi)

Dua Etmek Müminlerin Özelliğidir

Dua, Allah'a kul olmanın en saf, en temiz, en samimi ifadelerindendir. Kuran'da da müminlerin temel vasıflarından birinin "Allah'a dua etmek" olduğu şöyle haber verilir:

"Sen de, sabah akşam rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber candan sabret. Dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan gözlerini ayırma. Kalbini, bizi anmaktan gafil kıldığımız, nefsinin kötü arzusuna uymuş ve işi hep aşırılık olan kimseye uyma…" (18 Kehf/28)

"Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler" (3 Al-i İmran/191)

"Doğrusu İbrahim, yumuşak huylu, duygulu ve gönülden (Allah'a) yönelen biriydi." (11 Hud/75)

"Gerçek şu ki, İbrahim (tek başına) bir ümmetti; Allah'a gönülden yönelip itaat eden bir muvahhiddi ve o müşriklerden değildi." (16 Nahl/120)

"Sen onların söylediklerine karşı sabret ve Bizim güç sahibi kulumuz Davud'u hatırla; çünkü o, (her tutum ve davranışında Allah'a) yönelen biriydi." (38 Sad/17)

"... Gerçekten, Biz onu (Eyüb'ü) sabredici bulduk. O, ne güzel kuldu. Çünkü o, (daima Allah'a) yönelen biriydi." (38 Sad/44)

Duanın Adabı

Dua eden kulun kalbi, Allah’tan başka bir şeyle meşgul olmamalıdır. Nefsin istekleri, Allah’ın dışındaki sevgiler ve amaçlar, duayı hedefinden uzaklaştırır.
Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) :
"Biliniz ki, Allahu Teâlâ, kendisinden gafil bir kalbin duasını kabul etmez" (Tirmizi) buyurmuştur.

Allah’ın güzel isimleriyle (el-esma ul-hüsna) ile dua etmek Kur’an’ın emridir.
"En güzel isimler Allah'ındır. Bundan dolayı Allah'a onlarla dua edin. " (7 Araf/180)

Duanın "umut ve korku" ile yapılması gerekmektedir:
"Onların yanları yataklarından uzaklaşır. Rablerine korku ve umutla dua ederler..." (32 Secde/16)

Duaya Allah’a hamd ve sena, resulüne salât ve selam ederek başlanmalıdır.
Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) dua eden bir adamın, dua sırasında, salât ve selâm okumadığına şahit olduğunda: "Bu kimse acele etti" diye buyurdu. Sonra adamı çağırıp: "Biriniz dua ederken, Allah Teâlâ'ya hamd ve sena ederek başlasın. Sonra Peygamber'e salât okusun. Sonra da dilediğini istesin" buyurdu.
(Tirmizi Ebu Davud, Nesai)

Dua ederken seslerini aşırı şekilde yükseltenleri gören Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:
"Ey insanlar! Kendinize gelin. Çünkü siz bir sağırı veya uzaktaki birini çağırmıyor, ancak herşeyi işiten ve çok yakın bulunan birine dua ediyorsunuz. Sizin kendisine dua ettiğiniz size bineğinizin boynundan daha yakındır."( Buhârî, Müslim, Ebu Davud, Ahmed b. Hanbel)

Dua esnasında ısrar ile dua etmek ve duayı üç defa tekrarlamak da duanın gözetilmesi gereken sünnetlerindendir.
İbn Mes'ud (radıyallahu anhuma) şöyle demiştir: "Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) dua ettiği zaman üç kere tekrar ederdi. Allah'tan bir şey istediği zaman üç kere isterdi. (Müslim)

Dua esnasında gözler göğe dikmemelidir.
Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "Bazı kimseler, namazda gözlerini göğe dikerek dua etmekten vazgeçsinler. Yoksa Allah onların gözlerini kör eder." (Müslim)

Dua ettikten bir müddet sonra, yerine gelmediğini görünce "Dua ettim de duam kabul edilmedi" dememek gerekir.
Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Acele edip “dua ettim, kabul edilmedi “ demedikçe her birinizin duası kabul edilir" buyuruyor.

Dua eden kişi muallâk ifadeler ile dua etmemeli isteğini kesin bir şekilde ifade etmelidir.
Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Sizin herhangi biriniz dua ettiği zaman, Allah'tan istemeyi kesin yapsın. Sakın 'Ya Allah! İstersen bana (atıyye) ver' demesin. Şu muhakkak ki, Allah için hiçbir zorlayıcı yoktur!" buyurdu

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki:
"Akşamdan (abdestli olarak) temizlik üzere zikrederek uyuyan ve geceleyin de uyanıp Allah'tan dünya ve ahiret için hayır talep eden hiç kimse yoktur ki Allah dilediğini vermesin." (Ebu Davud)

Mümin, küçük-büyük her türlü ihtiyacını Allah (Subhanehu ve Teala)’dan istemelidir.
Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki: "Sizden herkes, ihtiyaçlarının tamamını Rabbinden istesin, hatta kopan ayakkabı bağına varıncaya kadar istesin." (Tirmizî)

Dua ederken elleri kaldırmak ve dua bitiminde yüzlere sürmek sünnettir.
Hz. Ömer (radıyallâhu anhu) anlatıyor: " Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ellerini dua ederken kaldırınca, onları yüzlerine sürmedikçe geri bırakmazlardı." (Tirmizî)



Duaların Makbul Olduğu Vakitler

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e “En ziyade dinlenmeye (ve kabule) mazhar olan dua hangisidir?" diye sorulduğunda:
"Gecenin sonunda yapılan dua ile farz namazların ardından yapılan dualardır!" diye cevap verdi." (Tirmizi)

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"Ezanla kâmet arasında yapılan dua reddedilmez" buyurdu. Kendisine: "Öyleyse Ey Allah'ın Resûlü, nasıl dua edelim?" diye sorulduğunda: "Allah (Subhanehu ve Teala)’dan dünya ve âhiret için âfiyet isteyin!" buyurdu. (Ebu Davud, Tirmizî)

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"İki şey vardır, asla reddedilmezler: Ezan esnasında yapılan dua ile insanlar birbirine girdikleri savaş sırasında yapılan dua" buyurdu (Muvatta, Ebu Davud)

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"Kul Rabbine en ziyade secdede iken yakın olur, öyle ise secdede duayı çok yapın." (Müslim, Ebu Davud)

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"Her gece, gecenin son üçte bir kısmı kalınca Rabbimiz dünya göğüne iner ve şöyle buyurur: "Benden dileyen yok mu, dilediğini vereyim, bana istiğfar eden yok mu, kendisini mağfiret edeyim" (Muttefâkun aleyh)

Ebu Hureyre (radıyallahu anhu) şöyle demiştir: Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
"Cuma (gününde öyle bir saat vardır ki, herhangi bir Müslüman namaz kılar olduğu hâlde Allah'tan bir hayır ister ve bu istemesini o saate denk getirirse, Allah ona dilediğini muhakkak verir" buyurdu ve o saatin kısa olduğunu anlatmak için eliyle işaret etti. Biz, Peygamber bu işaretiyle o saatin azlığını gösteriyor, dedik. (Buhârî)


Duası Makbul Olan Kimseler

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):: "(Allah'ın kabul ettiği) üç müstecab dua vardır. Bunların kabul edilmeye mazhariyetleri hususunda hiçbir şüphe yoktur: Mazlumun duası, misafirin duası, babanın evlâdına duası" ( Tirmizî, Ebu Davud, İbn Mâce.)

Yine Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Üç kişi vardır ki duaları reddedilmez. Âdil imam (adaletten ayrılmayan Müslüman devlet başkanı), iftarını yaptığı zaman oruçlu ve zulme uğrayanın duası. " (Tirmizi)

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Müslüman kimsenin, kardeşi için gıyabında yaptığı dua kabul edilir. Dua edenin başucunda ona müvekkel bir melek vardır. 'Kardeşi için hayır dua yaptıkça bu melek: Âmin, istediğin şeyin bir misli de sana olsun.' der." buyurmuştur. (Müslim)

Ebu Sehran es-Surî
Google Plus'da Paylaş